Sürekli gelişen ve değişen yaşam koşulları, insanların bu koşullara bağlı olarak konfor artırıcı unsurlar için beklentisini de artırıyor. Ancak milyonlarca insanın bir arada yaşadığı kentlerde en büyük sorun olan ses/gürültü kirliliğinin önlenmesi, beklentinin ötesinde bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü`nün(WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü`nün yapmış olduğu araştırmalara göre, 30-65 dBA arasında gösterilen birinci derece gürültüler, konforsuzluk, rahatsızlık, sıkılma duygusu, kızgınlık, konsantrasyon ve uyku bozuklukları gibi toplumsal sorunlara yol açıyor.