HVAC

Dünya pazarındaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bilgi birikimlerini sürekli geliştiren, iş süreçlerini sürekli iyileştirerek her geçen yıl daha da büyüyen Barış Enerji ve Enerkon Firmalarının Satış ve Pazarlama Direktörü Sayın Hamdi Hoplamaz'a 2026 yılı gelişmeleri ve hedefleri konulu sorularımızı yanıtladığı için teşekkür ederiz.

Barış Enerji ve Enerkon için 2026 yılı ilk çeyreğinde gelişen çalışmalarınız nelerdir?

Barış Enerji ve Enerkon, Satış ve Pazarlama Direktörü Hamdi HoplamazBarış Enerji ve Enerkon, Satış ve Pazarlama Direktörü Hamdi HoplamazBüyütmek için resme tıklayın2026'nın ilk çeyreği bizim için hem üretim hem de iş geliştirme tarafında yoğun geçen bir dönem oldu. Adana Hacı Sabancı OSB'deki 15.000 m² kapalı, 20.000 m² toplam alanlı fabrikamızda, başta tekstil, gıda ve kimya sektörleri olmak üzere farklı disiplinlerden gelen siparişlerimizin teslimatlarını sürdürdük. ENERKON markamız altında ürettiğimiz buhar kazanı, kızgın yağ kazanı ve atık ısı geri kazanım sistemleri kapsamındaki referans projelerimizin yanı sıra, müşterilerimize özel terzi usulü tasarımlarımızı da bu dönemde devreye aldık.
İhracat tarafında yolculuğumuzu istikrarlı biçimde sürdürüyoruz. 2025'te kapımızı aralayan Kazakistan, Kanada ve Fransa gibi yüksek standartlı pazarlardaki iş birliklerimizi 2026 ilk çeyrekte de derinleştirme fırsatı bulduk; ürünlerimizin sevk edildiği ülke sayısı 30'a yaklaştı.
Tasarım Merkezimiz bünyesinde yürüttüğümüz AB ERANET destekli iki ana projemizdeki – CSP güneş enerjisi tesislerinde yüksek sıcaklıkta dolgulu yatak ile enerji depolama ve düşük sıcaklıktaki atık ısılardan faz değiştirici akışkanlarla ısıtma ve soğutma çalışmalarımız – belirlenen takvim doğrultusunda ilerliyor. Bu projeler, sadece bizim için değil, Türkiye'nin enerji depolama ve geri kazanım kabiliyeti açısından da önemli bir birikim oluşturuyor.
Operasyonel tarafta ise Enerkon Kazan olarak SAP programını iş süreçlerimize entegre ederek üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonel faaliyetlerimizi dijital ortamda daha verimli ve etkin bir şekilde yönetiyoruz. SAP entegrasyonu sayesinde stok yönetimi, tedarik zinciri takibi, üretim süreçleri ve müşteri ilişkileri gibi birçok alanda performans artışı hedefliyoruz.

Yenilenebilir enerji yatırımlarınız hakkında "Yatırım vizyonunuz" konulu neler söylersiniz?

Büyütmek için resme tıklayınEnerkon olarak, teknolojiyi merkezine alan ve çevreye duyarlı projelerimizle sektörde fark yaratmaya devam ediyoruz. Üretim süreçlerimizi inovatif ve çevreyi koruyan çözümlerle geliştiriyoruz. Bu anlayışla attığımız önemli adımlardan biri, enerji ihtiyacımızı yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak karbon ayak izimizi azaltmaya yönelik çalışmalarımız oldu.
250 KWH Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynağından sağlıyoruz. Bu girişim hem çevreyi korumak hem de enerji maliyetlerimizi optimize etmek açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Bu proje ile yalnızca çevreye katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda enerji maliyetlerimizi düşürerek daha verimli bir üretim süreci elde etmemizi de sağlıyor. Uzun vadede, üretim faaliyetlerimizin karbon nötr hale gelmesi için yeni projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Enerji depolama konusu ülkemizde gündemde. Bu konuda çalışmalarınız var mı, nelerdir?

Enerji depolama, sadece elektrik tarafıyla sınırlı bir başlık değildir; ısıl depolama, dünyada sürdürülebilir sanayinin en az elektrik depolama kadar kritik bir bileşeni olarak öne çıkıyor. Biz Barış Enerji olarak bu alanda hem akademiyle hem de uluslararası ortaklarla yıllardır çalışıyoruz.

En önemli çalışmalarımızdan biri, Avrupa Birliği ERANET kapsamında yürüttüğümüz "CSP Güneş Enerjisi Tesislerinde Yüksek Sıcaklıkta, Dolgulu Yatak ile Enerji Depolama" projesi. Bu projeyi İspanya ve Adana'daki üniversitelerle birlikte yürütüyoruz.

Büyütmek için resme tıklayınKonsept şu: konsantre güneş enerjisi tesislerinin ürettiği yüksek sıcaklıktaki ısıyı, dolgulu yatak yapısında ısıl olarak depolamak ve güneş olmadığı saatlerde de prosese kesintisiz ısı sunabilmek. Bu yaklaşım, yenilenebilir enerjinin en kırılgan noktası olan süreklilik problemine doğrudan cevap üretiyor.
Bir diğer ERANET projemiz, GEOTERMICA SMART kapsamında, Norveç, İsveç ve Adana'daki üniversitelerle yürüttüğümüz çalışma. Burada düşük sıcaklıktaki atık ısıları faz değiştirici akışkanlar aracılığıyla hem ısıtma hem soğutma amacıyla değerlendiriyoruz. Faz değiştirici malzemeler, ısıyı yüksek yoğunlukta depolayabilme özellikleriyle ısıl depolamanın yeni kuşağını temsil ediyor.
Bu akademik temelli projelerin yanı sıra, sahada da müşterilerimize ısıl depolama mantığını kazandıracak çözümler sunuyoruz: kondens tankları, akümülasyon tankları, atık ısı kazanları ile değerlendirilen ısı geri kazanım hatları, aslında prosesin "termal bataryası" olarak çalışıyor. Yük profili dalgalı tesislerde bu yapı, hem pik tüketimi kırıyor hem de ana kazanın daha kararlı çalışmasını sağlıyor.
Önümüzdeki dönemde, sanayicinin yenilenebilir enerji entegrasyonunda en kritik ihtiyaç duyacağı başlığın "ısıl depolama mühendisliği" olacağına inanıyoruz. Biz de Ar-Ge yatırımlarımızı bu inançla yönlendirmeye devam ediyoruz.

Uluslararası işbirlikleriniz var mıdır?

Büyütmek için resme tıklayınUluslararası iş birliği, Barış Enerji'nin DNA'sında olan bir konu. Yola çıktığımız 1997 yılından bu yana, Türkiye'nin ve dünyanın tesisat ve enerji sektöründe lider firmalarının temsilciliklerini üstlenerek hem kendi mühendis kadromuzu yetiştirdik, hem de Türkiye sanayisini yenilikçi sistemlerle tanıştırdık. Bu altyapı, bugünkü global vizyonumuzun temelini oluşturuyor.
Bilimsel iş birlikleri tarafında, Avrupa Birliği ERANET çatısı altında iki büyük projeyi sürdürüyoruz. CSP güneş enerjisi tesislerinde yüksek sıcaklıkta enerji depolama projemizde İspanyol ve İsrailli üniversiteler ile Adana'daki üniversitelerle aynı masada çalışıyoruz. Düşük sıcaklıktaki atık ısılardan faz değiştirici akışkanlarla ısıtma-soğutma projemizde ise Norveç ve İsveç'teki ekiplerle yan yanayız. Bu projeler, mühendislik birikimimizi uluslararası akademik standartlarda test etmemize ve geliştirmemize olanak tanıyor.
Ticari iş birlikleri tarafında, Türkiye'nin önde gelen motor üreticilerinin neredeyse tamamına atık ısı kazanları konusunda çözüm ortaklığı yapıyoruz; bu kapsamda Irak, İran, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Polonya, İtalya, Yunanistan, Rusya, Cezayir, Mısır, Nijerya, Gine ve Nijer'de elektromekanik uygulamalar tamamladık. 2024'ten itibaren Kazakistan, Kanada ve Fransa gibi yüksek standartlı pazarlardaki iş birliklerimizi de derinleştiriyoruz. CE başta olmak üzere uluslararası standartlara uygun üretim disiplinimiz, bu iş birliklerinde teknik güveni ilk günden tesis etmemizi sağlıyor.
Bunlara ek olarak, ihracatımızın geliştirilmesinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İSİB gibi sektörel çatı kuruluşlarımızın çalışmaları çok kıymetli. Yurt dışı tanıtım faaliyetleri, fuar destekleri ve pazar araştırması programları, bizim gibi ihracatçı sanayicilerin önünü açan başlıklar. KBSD Başkanı sıfatıyla da sektör genelinde uluslararası iş birliklerinin artmasına emek vermeye devam ediyoruz.

Büyütmek için resme tıklayınHidrojen Ekonomisi: Yeşil hidrojenin endüstride yakıt olarak kullanımı gündemde. Enerkon, mevcut kazan tasarımlarını hidrojen yakmaya uygun hale getirme veya "Hydrogen-Ready" (hidrojene hazır) sistemler geliştirme konusunda nerede duruyor?

Yeşil hidrojen konusu endüstride çok konuşuluyor ve biz de bu dönüşümü yakından takip ediyoruz. Ancak bu alanda teknik çerçeveyi doğru çizmek çok önemli. Mevcut her kazanı küçük bir revizyonla tamamen hidrojen yakar hale getirmek teknik olarak doğru bir yaklaşım değil. Çünkü hidrojenin yanma karakteristiği, alev hızı, emniyet gereksinimleri, sızdırmazlık ihtiyacı ve NOx oluşumu gibi başlıklar doğal gazdan farklı bir mühendislik yaklaşımı gerektiriyor.
Enerkon olarak bu konuda “bugün tamamen hazırız” gibi iddialı bir söylem yerine, hydrogen-ready düşüncesine yakın, kontrollü ve kademeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Yani yeni tasarımlarda, uygun durumlarda brülör altyapısı, kontrol sistemi, emniyet kurgusu ve bazı ekipman seçimleri gelecekte hidrojen karışımlarına uyum sağlayabilecek esneklikte değerlendiriliyor. Özellikle doğal gaz-hidrojen karışımlarına yönelik geçiş senaryoları, tam hidrojen uygulamalarına göre daha gerçekçi bir ara basamak oluşturuyor.
Bizce burada en kritik nokta; teknolojik hazırlık kadar mevzuat, emniyet standardı ve saha doğrulamasıdır. Hidrojen çok önemli bir gelecek başlığıdır; fakat sanayide yaygın ve güvenli kullanım için tasarım, test ve uygulama tarafında disiplinli ilerlemek gerekir. Enerkon’un pozisyonu da tam olarak budur: gelişmeyi yakından izleyen, gerekli hazırlığı yapan ama teknik gerçeklikten kopmayan bir yaklaşım.

Dernek ve sosyal sorumluluk projeleriniz konulu görüş ve aktarmak istedikleriniz nelerdir?

Büyütmek için resme tıklayınBir sanayi kuruluşunun yalnızca ürettiği ekipmanlarla değil, sektörüne ve topluma kattığı değerle ölçülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu inancın doğal yansıması olarak dernek ve sosyal sorumluluk başlığını kurumsal gündemimizin merkezine aldık.
1985'te kurulan ve Türkiye'nin kazan ile basınçlı kap sektöründeki üreticilerini bir araya getiren Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği'nin (KBSD) başkanlığını yürütüyor olmak, benim için büyük bir onur. Önümüzdeki dönemde derneğimizin önceliklerini üç başlıkta topladık: mesleki eğitimlerin ve sertifikasyon kültürünün yaygınlaştırılması, yerli üretimin kamu projelerinde daha fazla yer bulmasının teşvik edilmesi ve sektörümüzün uluslararası arenada görünür kılınması. Bu kapsamda düzenli seminerler, atölye çalışmaları ve B2B buluşmaları organize ederek üyelerimizin bilgi ve pazar erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Bizim için kritik bir alan da MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi süreci. Buhar Kazanı Operatörü, Kızgın Yağ Kazanı Operatörü ve Sıcak Su Kazanı Operatörü meslekleri için belge zorunluluğunun resmi olarak hayata geçtiği bir dönemdeyiz. Kazan dairesi işletmeciliği, yüksek risk ve uzmanlık gerektiren bir alan; sahanın bu zorunluluğa hazırlanması, yalnızca yasal bir uyum değil, aynı zamanda bir iş güvenliği kültürü meselesi. Bu nedenle hem müşterilerimize hem sektör çalışanlarına bu süreçte rehberlik etmeyi sosyal sorumluluğumuzun bir parçası sayıyoruz.
Eğitim tarafında, yurt içi ve yurt dışında pek çok üniversite ile iş birliği kurarak öğrencilerimize staj imkânı sunuyor, mühendislik kadrolarımıza nitelikli insan kaynağı kazandırıyoruz. Adana Hacı Sabancı OSB'deki MYO, teknik lise ve anaokulu ekosistemine katkı sağlamak da bizim için önemli. Mühendislik ve planlama kadrolarımızdaki kadın çalışan oranımızı son yıllarda kararlı biçimde yükselttik; bu adımı bir sosyal sorumluluk değil, kurumsal bir gereklilik olarak görüyoruz.
Son olarak şunu altını çizmek isterim: Sanayicinin enerji verimliliği üzerine söyleyeceği her söz, doğrudan ülkemizin cari açığına, karbon ayak izine ve enerji bağımsızlığına dokunur. Biz Barış Enerji olarak bu söylemi sahaya indirebildiğimiz, müşterimize ölçülebilir tasarruf sunabildiğimiz ölçüde gerçek bir sosyal fayda ürettiğimize inanıyoruz.

2026 yılı sonrası şirketinizin hedefleri hakkında neler söyleyeceksiniz?

2026 sonrası dönem, Enerkon için "büyüme" kelimesinin ötesine geçen, "dönüşüm" kelimesini merkeze koyan bir yol haritası anlamına geliyor. Üç ana eksen üzerinde ilerleyeceğiz: global marka, dijital olgunluk ve sürdürülebilir üretim.
Global marka tarafında, ENERKON'u Türkiye'nin sınırlarını aşan, kendi alanında uluslararası bir referans markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Avrupa'da pazar payımızı artırırken; Orta Asya ve Afrika'da, özellikle elektriğe erişimin sınırlı olduğu bölgelerde enerji tesisi kurulumu projelerini yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Nijer ve Gine'de tamamladığımız enerji üretim tesisleri, bu yolculuğun ilk halkalarıydı; benzer modelleri farklı coğrafyalara taşıyacağız.
Dijital olgunluk başlığında, SAP'la başlayan dönüşümü, sahada uzaktan izleme, kestirimci bakım ve yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemleriyle taçlandıracağız. Müşterimize sattığımız bir kazanı 7/24 izleyebilen, sapmaları öngören, optimizasyon önerisi üreten sistemleri standart hizmet paketimizin parçası haline getireceğiz. "Toplam verimlilik" anlayışını, ekipman satışından sistem ömrü boyunca devam eden bir ortaklığa dönüştürmek istiyoruz.
Sürdürülebilir üretim tarafında, kendi tesisimizde karbon nötr üretime ulaşmayı, GES kapasitemizi artırmayı, ısıl depolama ve hidrojen hazırlığı konusundaki Ar-Ge yetkinliğimizi olgunlaştırmayı planlıyoruz. CBAM düzenlemesinin etkisinin gerçek anlamda hissedileceği önümüzdeki yıllarda, müşterilerimize karbon ayak izi raporlanabilir, ölçülebilir azaltım sunan sistemler tedarik etmek bizim için kritik bir farklılaşma alanı olacak.

Hayalimiz açık: Enerkon dendiğinde akla daima kalite, güven ve yenilik gelsin. Sürdürülebilir büyümesini koruyan, müşterileri tarafından stratejik bir ortak gibi tercih edilen, çevreye ve insana duyarlı bir kuruluş olarak kalmak için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimize henüz tam olarak ulaşmış değiliz; ama doğru yolda olduğumuzu çok net görüyoruz.

Cookies user preferences
We use cookies to ensure you to get the best experience on our website. If you decline the use of cookies, this website may not function as expected.
Accept all
Decline all
Functional
Tools used to give you more features when navigating on the website, this can include social sharing.
AddThis
Anladım!
Decline
Save